- Köken
- Farsça zil
- Anlamı
- 1. İşaret vermek, uyarmak, çağırmak için kullanılan ve bir çan ile bu çana vuran bir tokmaktan oluşan, elle veya başka düzenlerle işletilebilen araç
2. Birbirine çarparak ses çıkartmak için parmaklara veya tefin kasnağındaki deliklere takılan yuvarlak, metal nesne
- Öz Türkçe karşılığı
- Girilmedi
- Açıklamalar
- “En öfkelendiği şey de gecenin bir saatinde zillerle uyandırılmak.” — Adalet Ağaoğlu
“Gözler kamaştıran şala, meftun eden güle / Her kalbi dolduran zile, her sineden ole!” — Yahya Kemal Beyatlı