B harfiyle başlayan kelimeler
| Kelime | Köken | Anlamı | Öz Türkçe karşılığı | Açıklamalar |
|---|---|---|---|---|
| bed | Farsça bed | 1. kötü 2. çirkin (ses) |
kötü, çirkin (ses) | |
| beden | Arapça beden | 1. İnsan ve hayvan vücudunda baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm; gövde 2. Giysilerde ölçü 3. Kale duvarı |
“Yemen halkı yaz günlerinde bedenlerini serinletmek için kabuğu kaynatıp içerler.” — Salâh Birsel | |
| bedenen | Arapça bedenen | 1. Beden bakımından 2. Beden gücüyle |
“Babam okumasız yazmasız bir taşeron olduğu için hem işçilerin yevmiye defterlerini tutar hem de işlerine bedenen yardım ederdi.” — Feridun Andaç | |
| behime | Arapça behīme | Dört ayaklı hayvan | “Bu sefil, kalpsiz, hissiz, behimeyi andıran halka, gördüklerini naklettiler.” — Yahya Kemal Beyatlı | |
| bel | Farsça bel | Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı; dürü (II) | ||
| bende | Farsça bende | köle | köle | “Aynı zamanda, bu has ve vefakâr bendesine mim koymuştu.” — Yakup Kadri Karaosmanoğlu |
| billur | Arapça billūr | 1. Bazı cisimlerin bazı fiziksel etkiler altında aldıkları veya doğal olarak bulundukları geometrik biçim 2. Bir maddenin atom veya moleküllerinin art arda tekrarlanmasından ve belirli bir kurala göre sıralanmasından meydana gelen, simetrik olarak birleşmiş düz satıhlar biçimindeki katı madde; kristal 3. Bu maddeden yapılmış 4. Duru, temiz ve akıcı olan 5. Çok berrak ve pürüzsüz, parıltılı, ışıklı olan 6. koç yumurtası |
koç yumurtası | “Gece nemli geçerse suyunu yitiren tuz billurları yeniden su alır ve hacmi genişler.” — İbrahim Sarı “... tavandaki avizenin billurlarında bir an sessiz sedasız çınladıktan sonra kaybolan o vapur ışıkları gibi bütün ömrünü ışığa, renge, şiire boğacaktı.” — Ahmet Hamdi Tanpınar “Su sesi ve kanat şakırtısından / Billur bir avize Bursa'da zaman” — Ahmet Hamdi Tanpınar |
| billuri | Arapça billūrī | 1. Billura benzer, billur gibi 2. Billurla ilgili 3. Billurdan yapılmış olan |
“Bu taze kadın sesleri öyle güzel, billuri, ilahi duyulurmuş ki bunları hep birden dinlemek, deniz kızlarını işitmek kadar tesirli olurmuş.” — Abdülhak Şinasi Hisar | |
| buut | Arapça buʿd | boyut | boyut |