E harfiyle başlayan kelimeler
| Kelime | Köken | Anlamı | Öz Türkçe karşılığı | Açıklamalar |
|---|---|---|---|---|
| ecel | Arapça ecel | Hayatın sonu, ölüm zamanı | “Vaktinize hazır olun / Ecel vardır gelir bir gün” — Yunus Emre | |
| ehem | Arapça ehemm | Çok önemli | ||
| elem | Arapça elem | keder | “Bu derdi huy edinenler elem çekmez.” — Necip Fazıl Kısakürek | |
| emel | Arapça emel | Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek | “Bu emele vasıl olmak için bütün gayretimi sarf edeceğim, elimden geleni yapacağım.” — Etem İzzet Benice | |
| esef | Arapça esef | 1. Olmaması, yapılmaması gereken veya yapılamayan bir şey için duyulan üzüntü 2. yerinme |
yerinme | “Ötekilerin yüzünde onunki gibi esefle karışmamış, bambaşka bir öfke vardı.” — Tarık Buğra |